NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ BASIN AÇIKLAMASI / 20 AĞUSTOS 2019 17 AĞUSTOS DEPREMİNİ UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ! ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

İMO ANA SAYFA   ŞUBE ANA SAYFA   ŞUBE İLETİŞİM   ARAMA   WEBMAIL   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

19 EYLÜL 2019, PERŞEMBE   

7

BASIN AÇIKLAMASI / 20 AĞUSTOS 2019 17 AĞUSTOS DEPREMİNİ UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!

    Yayına Giriş Tarihi: 20.08.2019 00:00   Güncellenme Zamanı: 20.08.2019 14:31:48  Yayınlayan Birim: ANTALYA ŞUBE  
 

Güncellenme Zamanı: 20.08.2019 14:28:49

17 Ağustos Marmara Depreminin 20. Yıldönümünde Şubemiz Atatürk Konferans Salonunda Basın Toplantısı gerçekleştirildi. Unutmamak ve unutturmamak birer direniş sanatıdır… İnşaat Mühendisleri Odası da bu direniş sanatının bir parçasıdır, parçası olmaya devam edecektir… İNŞAAT MÜHENDİSİNİZLE DEPREMDEN SONRA DEĞİL, ÖNCE TANIŞIN…

17 AĞUSTOS 1999 DEPREMİNİN 20. YILDÖNÜMÜNDE BİR KEZ DAHA SORUYORUZ:

ANTALYA DEPREME HAZIR MI?

Basın toplantısında bir yandan hafızalarımızı tazelerken diğer yandan ülkemizin özellikle de Antalya`nın depreme hazır olup olmadığı ile ilgili görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşacağız. Ve bu zaman zarfında gelinen noktaya da dikkat çekmeye çalışacağız.

FARKINDALIK, BİLİNÇ ve SORUMLULUK HAYAT KURTARIR…

Her 17 Ağustos`ta aynı şeyleri söylemekten bıkmadık, bıkmayacağız. Çünkü biz 17 Ağustos`u unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız! Unutmamak ve unutturmamak birer direniş sanatıdır. İnşaat Mühendisleri Odası da bu direniş sanatının bir parçasıdır, parçası olmaya devam edecektir. Yetkilileri uyarmaya ve göreve davet etmeye ısrarla devam edeceğiz. 17 Ağustos, 20 bin insanımızı aramızdan alan, milletimizin milyarlarca dolarını 80 saniyede yok eden, derinlerden gelen darbenin 20`inci yılı.  Bu 20 yılı boşa geçiren tüm sorumluları bugün de uyarmaya ve uyandırmaya devam edeceğiz…

17 Ağustos Marmara Depreminin ardından 20 yıl geçti. Hala deprem riskleri için kalıcı tedbirler alınmadı. Oysaki; Ulusal Deprem Konseyi Raporu`nda ve Deprem Şurası`nda, meslek odalarınca düzenlenen bilimsel etkinliklerde, ulusal seferberlikle ülkenin yapı stokunun 15-20 yılda iyileştirilebileceği, yapıların güvenli hale getirilebileceği üzerinde önemle durulmuştu. Bu açıdan bakıldığında, geride bıraktığımız 20 yılı, kayıp olarak görmek mümkündür. Önemli mevzuat değişiklikleri yaptık. Yapı denetimi sistemini getirdik, geliştirdik. Deprem yönetmeliğimizi iki kez değiştirdik. En azından yeni yapılar için 18 yılda önemli çabalar gösterdik, ciddi mesafeler kat ettik.  Ancak son iki yılda yolun sonuna geldik. Kent suçunun diğer yüzü İmar Affı ile maalesef son 20 yılı da kaybettik…

Son iki yılda ne yaptık?

İmar barışı ile ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıları yasal hale getirdik. Bu yapıların deprem güvenliğini yapı sahiplerine havale ettik. Aklın ve bilimin öncülüğünü göz ardı ettik. İnşaat mühendislerinin ve uzmanların söylemlerini dikkate almadık. 20 yıl sonra başa döndük. Hala Türkiye genelinde deprem riski ile ilgili güncel ve güvenilir bilgileri elde etme, kısa, orta ve uzun vadede alınacak önlemleri belirleme çalışmaları yapmıyoruz.

Temel afet kaynakları olan; deprem, sel ve taşkın,  yangın ve heyelan nedeniyle yaşanan toplam can kaybının yüzde 97,1`i depremlerden meydana geldiği göz önüne alınırsa, can ve mal güvenliği için yapılacak en önemli ve kalıcı yatırımın, depreme hazırlıklı olmak olduğu gün gibi ortadadır…  

Sonuç olarak endişeliyiz…

Yapı üretim sürecinin endişelerimizi giderecek şekilde sağlıklı işlemediğinin farkındayız. Lakin endişemiz bu kadarla sınırlı değildir. En azından meslek odalarının, üniversitelerin, bilim çevrelerinin, sivil inisiyatiflerin kamu yönetimi tarafından oluşturulacak ortak bir zeminde bir araya gelerek başlatacağı sürecin, siyasi iktidarın yanlış tutumu nedeniyle sekteye uğratıldığını görmek endişelerimizi artırıyor. Mevcut yapı stoku biz inşaat mühendislerini endişelendiriyor. Bina Stokumuzun %95`i yenilenmedi veya güçlendirilmedi.

TOKİ tarafından üretilen büyük konut projelerinin yapı denetim sisteminden muaf tutulması bizleri endişelendiriyor. Afete hazırlık, bilinçlendirme ve eğitim maalesef yetersiz. Afete hazırlık zarar azaltmaya yönelik olmalıdır. Kaçımız eşyalarımızı sabitledik? Kaçımız deprem anında ve sonrasında nasıl davranacağımızı biliyoruz? Afet sonrası çadır kurmanın, enkazdan adam çıkarmaya çalışmak ile özdeşleştiriliyor olması da maalesef endişelerimizi pekiştiriyor.

Artık zamanı ötelemeden öncelikle depremlere hazırlıklı olmamız gerekiyor. Hala Antalya`da, Isparta`da, Burdur`da bir "Deprem Master Planı" yapılmadı.

 

Deprem Master Planı Ne İşe Yarar?

Şehrin yönetiminden sorumlu karar verici kişi ve kuruluşlara deprem riski ile ilgili güncel ve güvenilir bilgi sağlanır.

Şehirde olası deprem etkisi altında meydana gelebilecek ekonomik kayıp tahmin edilir.

Şehirde deprem etkisi altında en riskli bölgeler belirlenir, kentsel dönüşüm aktiviteleri için güncel ve güvenilir bilgiler elde edilir.

Deprem ve zemin bilgilerine dayalı olarak "yerleşime uygunluk" haritaları elde edilir.

Şehirdeki altyapı hasar tahminlerine dayalı olarak iyileştirme çalışmalarına veri sağlanır.

Deprem etkisi altındaki bina ve altyapı envanterinin dijital CBS platformuna taşınarak dinamik hale getirilmesi ve gelecekte verilerin değişmesi durumunda yapılan çalışmalar ve hasar tahminleri daha hızlı ve kolay şekilde güncellenebilir.

Devletin, yurttaşının sağlıklı bir çevrede yaşama, sağlık ve refahını, can ve mal güvenliğini koruma görevi vardır. Bu görevleri bir başka kişi ya da kuruma devredemez.

Anayasanın 57. Maddesi devlete, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alma görevi yüklemiş, 125. Maddesinde de idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır.

İmar barışı ile yasal hale getirilen ve deprem güvenliği yapı sahiplerine havale edilen ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar büyük olasılıkla olası bir depremde yıkılacak, can ve mal kayıpları yaşanacaktır. Bu nedenle de devlet, ortaya çıkan zararların karşılanması için büyük tazminatlar ödemek zorunda kalacaktır.

Antalya, Isparta ve Burdur illerimizin ilgili yöneticilerine, yetkili ve sorumlularına bir kez daha soruyoruz.

ANTALYA DEPREME HAZIR MI?

  • Antalya-Isparta-Burdur illerimiz depreme hazır mı?
  • Mevcut yapı stokumuzun deprem riski nedir?
  • Deprem Master Planı yapmayı düşünüyor musunuz?
  • Afet Yönetimi ile ilgili herhangi bir çalışma var mı? Kent sakinleri bunu ne kadar biliyorlar.
  • Afet sonrası Toplanma ve Çadır Yerleri olarak belirlenen yerlerden vatandaşlarımızın bilgisi var mı?
  • Afet sonrası Toplanma Alanları ve Çadır Yerleri barınma, su, yemek, tuvalet, ilaç ihtiyacını karşılayacak şekilde hazır mı?
  • Antalya`da deprem riskinin azaltılması gerekçesine dayalı olarak yürütülen mevcut Kentsel Dönüşüm ve Yenileme Uygulamaları, kimlere ve neye hizmet etmektedir…

 

İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi olarak, 17 Ağustos 1999 depreminin 20. yıldönümünde bir kez daha deprem tehlikesine dikkat çekiyor ve yetkilileri bu soruları cevaplandırmaya çağırıyoruz. Bu sorulara verilecek cevapların önemi için de bir kez daha uyarıyoruz.

 

İnsan hayatı değerlidir; siyasetçilerin oy kaygısına, sermayenin kar hırsına, niteliksiz mühendislik hizmetine ve denetimsizliğe terk edilemez.

 

Biz inşaat mühendisleri geleceğe endişeyle değil, güvenle bakmak istiyoruz. Bu istediğimizin her daim arkasında olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz. Çünkü toplumsal duyarlılığımız, yaşamın kutsallığına olan inancımız, bilimsel, mesleki gerçeklikler bunu gerektiriyor. Çünkü depreme karşı alınmamış önlemler ülkemizin hala en büyük sorunudur. 20 Ağustos 2019

Mustafa BALCI

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

Antalya Şube Başkanı


Okunma Sayısı: 16

Antalya Şube Kaynaklı Haberler »
Tüm Haberler »

Sayfayı Yazdır